
Cánceres en la mujer

Cáncer de útero
Cáncer de ovario
Cáncer de cuello uterino
Cáncer de cuello uterino
• Serviks (Rahim ağzı), rahmin alt kısmında bulunan ve rahim ile vajinayı birbirine bağlayan kısımdır. Rahim ağzı kanserleri daha çok 45-50 yaşları arasındaki kadınlarda daha sık görülmektedir. Genellikle uzun süreli HPV virüsü enfeksiyonu geçiren kadınlarda (5-10 yıl) serviks kanseri/ rahim ağzı kanseri gelişme riski yüksektir. Yani Rahim ağzı kanserinin en önemli nedeni HPV virüsleridir. HPV'nin 16, 18, 31 ve 45 gibi tipleriyle daha fazla adenokarsinom oluşmaktadır. Özellikle HPV 16 ve HPV 18 türleri olan kadınların düzenli muayene ve Tarama testlerini yaptırmaları önemle dikkate alınmalıdır. HPV virüsleri toplumda çok yaygın olarak görülmektedir. Özellikle genç ve cinsel aktif kadın ve kızlarda çok sık olarak görülmektedir. Her yıl dünyada 500-600 bin yeni rahim kanseri tanısı konulmaktadır. Genellikle 50 yaş civarında ortaya çıkan rahim ağzı kanseri son yıllarda genç kadınlarda da görülmeye başlamıştır.
Hastalığa neden olan HPV virüsünden korunmak için; koruyucu önlemler almak ve düzenli sağlık kontrolleri ve taramaları yaptırmak hastalık oluşmadan veya hastalığın erken döneminde tanısının konularak, erken tedaviye başlamak hastaların yaşam şanslarını oldukça arttırmaktadır.
Rahim ağzı kanseri belirtileri:
• Cinsel ilişki sırasında ağrı ve sonrasında vajinal kanama.
• Ağrılı ve uzun süren adet kanamaları.
• Adet dışı ve menopoz sonrası vajinal kanama.
• Kötü ve ağır kokulu vajinal akıntı.
• Pelvik bölgede ağrıların olması.
Rahim kanserinin risk faktörleri;
• Özellikle çok erken yaşta cinsel ilişkiye başlayanlarda ve çok eşli bir yaşam sürdürenlerde rahim ağzı kanseri riski daha yüksektir.
• Çok eşli yaşam.
• Çok erken yaşta cinsel ilişkiye ( 20 yaşından önce) başlanmak.
• Sigara kullanımı çok doğum yapmak.
• Genital organlarda viral ve bakteriyel enfeksiyonların sıkça görülmesi.
• Bağışıklık sisteminin zayıf olması.
• Sosyoekonomik düzeyin düşük olması.
• C vitamini ve A vitamini eksikliği olan kadınlar rahim ağzı kanseri için risk faktörleridir.
Yukarıda sıralanan durumlarda rahim kanseri riski çok yüksektir. Bu grup hastalar çok dikkat etmeliler ve düzenli kontrollerini yaptırmalıdırlar.
Rahim Ağzı Kanseri Evreleri Nelerdir?
• HPV virüs enfeksiyonu geçiren her kadında Kanser gelişmez. Eğer bu virüs enfeksiyonları 5-10 yıllık bir süredir devam ediyorsa ve kronik HPV enfeksiyonlarına dönüşürse, Rahim ağzında önemli hücresel değişikliklere yol açar. Bu anormal değişikliklere Kanser öncesi/ Prekanseröz değişiklikler denilir.
Prekanseröz değişiklikler; CIN 1, CIN 2, CIN 3 ve sonrasında rahim ağzı kanseri şeklinde ilerler. • Bu anormal değişikliklerin yaklaşık olarak %80-90 ı kendiliğinden gerileyerek kaybolur. Ancak
CIN 3 Lezyonlarının da %35-40 kendiliğinden gerileyerek kaybolur ve geri kalanı anormal gelişmesine devam ederek Kansere kadar ilerleyebilir.. Hiçbir tedavi almayan hastalarda hastalığın ileri evre kansere dönüşmesi yıllar içinde olur.
• Erken evrelerde yani Prekanseröz evrede rahmin korunması tercih edilerek, LEEP Koterizasyonu veya Cerrahi konizasyon adı verilen basit işlemlerle rahim ağzı kısmen çıkarılarak Rahim ağzı korunur. Bu hastalar tedaviden 3-5 ay sonrası hamile kalıp bebek sahibi olabilir.
• Evre O ve Evre 1 çok erken Kanser evreleridir.Bu evrelerin artması Kanserin ilerleyerek uzak doku ve organlara kadar yayılmış olabileceğini gösterir. Özellikle Evre 2- Evre 4 arası ileri evreler olarak kabul edilirler. Bu nedenle Rahim ağzı kanserlerini ne kadar erken teşhis edebilirsek, hastanın yaşama şansı o kadar yüksek olur.
Rahim Ağzı Kanseri Neden Olur?
• Rahim ağzı kanseri, rahim ağzındaki sağlıklı hücre DNA'larında değişiklik gelişmesi ile ortaya çıkar. Rahim ağzı kanserinin en önemli nedeni insan papilloma virüsü olarak bilinen, özellikle HPV 16 ve HPV 18 türleri olan HPV'dir. Sigara kullanımı, HIV ve AIDS gibi bağışıklık sistemini zayıflatan durumlar, erken yaşta doğum ve genetik yatkınlıkta riski artıran faktörlerdir.
Genel olarak rahim ağzı kanserinin risk faktörleri ise şöyledir;
• Çok eşli olmak.
• Cinsel ilişkiye 20 yaşından önce başlanmak.
• Sigara içmek.
• Bağışıklık sisteminin zayıf olması.
• Genital organlarda viral ve bakteriyel enfeksiyonların sıkça görülmesi.
• Çok sayıda doğum yapmak.
• Sosyoekonomik düzeyin düşük olması.
• C vitamini ve A vitamini eksikliği.
Diagnóstico del cáncer de cuello uterino
Los exámenes ginecológicos regulares y periódicos son cruciales. Las pruebas de detección temprana pueden identificar los tipos de ADN del VPH de alto riesgo, y en caso de anomalías en la citología vaginal, las colposcopias y las biopsias pueden diagnosticar cáncer de cuello uterino o lesiones precancerosas. Con un diagnóstico y tratamiento tempranos, la tasa de éxito puede alcanzar el 80-85%.
• La realización de una biopsia del cuello uterino acompañada de colposcopia es muy importante para diagnosticar la enfermedad y planificar el tratamiento correcto.
El primer paso en el cáncer de cuello uterino es diagnosticarlo y determinar su estadio. Por lo tanto, se utiliza una biopsia del cuello uterino para diagnosticar y estadificar el cáncer. Los exámenes radiológicos también son cruciales en la estadificación .

Tratamiento del cáncer de cuello uterino
• En el cáncer de cuello uterino, las opciones de tratamiento más importantes incluyen la intervención quirúrgica en las etapas iniciales y la radioterapia y quimioterapia, solas o en combinación, en las etapas avanzadas.
• Al extirpar completamente el útero mediante cirugía, se elimina la causa del cáncer y se puede lograr una alta tasa de recuperación en pacientes con cáncer en etapa temprana.
En los cánceres invasivos, es decir, que se han propagado a los tejidos que rodean el útero, se extirpan los ganglios linfáticos pélvicos junto con una histerectomía radical. Esta última a menudo puede curar el cáncer en etapa temprana y prevenir su recurrencia.
• La otra opción es aplicar quimioterapia y radioterapia.
Seguimiento después del tratamiento del cáncer de cuello uterino:
El estadio del cáncer , el tipo de tratamiento y la idoneidad de la cirugía son cruciales para el resultado posterior al tratamiento. Si el tratamiento es inadecuado, el cáncer de cuello uterino puede persistir después del tratamiento o reaparecer. También puede desarrollarse un nuevo cáncer en otras partes del cuerpo.
Por lo tanto, no se deben descuidar las pruebas de detección regulares y rutinarias después del tratamiento. La citología vaginal y, según los resultados, la prueba del VPH son especialmente importantes. La citología vaginal debe realizarse con mayor frecuencia durante los primeros 2 a 3 años después del tratamiento. También podrían ser necesarias otras pruebas y procedimientos.
En conclusión;
• Las mujeres que experimentan sangrado vaginal durante las relaciones sexuales deben recordar que pueden tener cáncer de cuello uterino.
• Quienes tienen una vida sexual polígama deben tomar medidas de protección adecuadas.
• Los controles regulares y las pruebas de detección del cáncer son el método más eficaz contra el cáncer de cuello uterino.




