
Kadın İnfertilitesi

Kadın İnfertilitesi
Tedavi Seçenekleri
Nedenleri
Tüp Bebek - IVF
Kadın İnfertilitesi Nedir?
• İnfertilite/ Kısırlık:
En az 1 yıllık evli olmalarına ve düzenli cinsel ilişkide bulunmalarına rağmen, çiftlerin çocuk sahibi olamaması durumuna İnfertilite veya halk arasındaki deyişi ile Kısırlık denir. İnfertilite erkekten kaynaklanan sebeplere veya kadından kaynaklanan sebeplere bağlı olabilir.
Evli çiftlerde gebeliğin oluşması için, öncelikle erkeğin yeterli sayıda ve kalitede spermlerinin olması, kadının normal yapıda rahim ve yumurtalıklarının olması gerekmektedir. Çünkü, bir hamileliğin oluşması için erkeğin normal yapılı spermleri ile kadının sağlıklı ve normal yumurtalarının döllenebilmesi gereklidir. Daha sonra döllenmiş olan bu yumurtanın (Embryo) yerleşip gelişebileceği normal bir rahimin olması zorunludur. Eğer bu sistemlerden birisinde her hangi bir bozukluk olursa gebelik oluşamaz ve bu zaman bir kısırlıktan bahsedilir.
Erkek infertilitesi Üroloji kliniklerinin ilgi alanı olduğu için, ben bu makalede sadece kadın infertilitesine yönelik siz hastalarımızın bilmesi gereken özet bilgileri ana hatları ile anlatacağım.
Kadın İnfertilitesinin Nedenleri
• Yumurtlama Bozuklukları
Düzenli adet gören kadınlarda beklenen adetin 13 ile 15 günleri arasında yumurtlama olur. Ancak erken adet gören kadınlarda veya adetleri gecikmeli olan kadınlarda genellikle yumurtlama problemleri vardır. Bu kadınlarda yumurtlama olmaz ve hamilelik oluşmaz.
İnfertilitesi olan kadınların yaklaşık olarak %30-40' da yumurtlama olmaz (Anovulasyon).
Adet döngüleri 21 günden kısa veya 35 günden uzun olan kadınlarda, yumurtlama olmadığı düşünülür. Bu hastalarda genellikle yumurtlama tedavisi ile hamilelik oluşabilmektedir.
Yumurtlama sorunları en sık olarak Polikistik Over sendromu (PKOS) olan kadınlarda görülür. Yani yumurtlama sorunu olan kadınların büyük bir çoğunluğunda PKOS olduğu görülmektedir.
PKOS un en belirgin belirtileri şunlardır:
• Adet kanamalarının gecikmeli olması: bu hastalar 35 gün ile 3-6 ayda bir adet görürler.
• Aşırı kilo veya obesitenin olması : Vücut kitle indeksi 25 den büyük olan kadınlarda yumurtlama sorunları daha sık görülmektedir. 27'den büyük olan kadınlarda yumurtlamanın olmamasına bağlı kısırlık riski 3 kat daha fazladır.
• Vücudun değişik bölgelerinde tüylenmelerin görülmesi
• Yüzde ve vücutta sivilcelerin olması ve
• Ciltte ve yüzde yağlanmanın olması
Gibi belirtilerin olması polikistik over sendromunu düşündürmelidir.
Yumurtlama bozukluklarına yol açan diğer nedenler; tiroid hastalığı( Guatr hastalığı), hipofiz bezi tümör veya hastalıkları (özellikle prolaktin yüksekliği), böbrek üstü bezi hiperplazi veya tümörleri ile birlikte nedeni bilinmeyen kronik yumurtlamayamama (Anovulasyon) ve aşırı zayıflama, yeme-içme bozuklukları ve aşırı egzersize bağlı yumurtlama olmaması gibi nedenlere bağlı olarak yumurtlama olamamaktadır. Özellikle aşırı spor hareketleri yapanlar ve kısa sürede fazla kilo kaybı olan kadınlarda yumurtlama problemi ve Adet düzensizlikleri / adet görememe gibi şikayetler sıkça görülmektedir.
• Tüplerde Görünen Bozukluklar
Kadınlardaki kısırlık nedenlerinin içerisinde tüplerde görülen kronik enfeksiyonlar ve buna bağlı olarak tüplerin tıkanması, kısırlık vakalarının %15 ila %65 oranında görülmektedir. Kronik enfeksiyonlar, Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (en sık nedeni), rahim ağzı yarası ve enfeksiyonları, daha önce yapıla karın içi ameliyatları veya apandisit patlaması tüplerde tıkanıklığa yol açabilir. Tüplerdeki tıkanıklıklar veya tüplerin etrafındaki yapışıklıklar Histerosalpingorafı (HSG) dediğimiz rahim filmi ile değerlendirilir. Rahim ağzından rahim içerisine verilen opak madde ile rahim içerisi ve tüplerin durumu değerlendirilir. HSG de rahim içerisindeki myomlar, polipler,rahim içi yapışıklıklar veya rahimde perde (çift rahim) olup olmadığı değerlendirilir. Ayrıca tüplerin açık olup olmadığı ve Hidrosalpinks (Tüplerde sıvı birikmesi) de HSG de çok net olarak değerlendirilebilmektedir. Rahim içerisindeki polip veya miyomlar Histeroskopi yardımıyla temizlenerek alınırlar. Çift rahim ve rahim içi yapışıklıklar da histeroskopi yardımıyla açılarak normal bir rahim içi oluşturulur. Histeroskopi den sonra 2 ay bu hastaların gebe kalmamaları önerilir. Daha sonra 6-8 ay içerisinde hamile kalmalarına izin verilir. Eğer yine de hamile kalamazlar ise ya yumurtlama tedavisi veya duruma göre Tüp bebek tedavisi uygulanır. HSG'de hidrosalpenks tespit edilen hastalarda tüp bebek tedavisi uygulamadan önce laparoskopi ile hidrosalpenks saptanan tüpün çıkarılması veya bağlanması düşünülmelidir.Eğer bu tüpler çıkarılmaz ise, Tüp bebek tedavilerinde embriyonun rahme yerleşmesini ve gelişmesini bozar ve tüp bebek uygulamasının başarısız olmasına yol açar. Bu nedenle,önce laparoskopi ameliyatı yapılarak gebelik şansı arttırılmalıdır.
• Endometriozis
Endometriozis, rahim zarı dokusunun( Endomtrium) rahim boşluğu dışında,karın içerisindeki organların yüzeyinde veya karın zarında gelişmesi durumudur. Kadın kısırlığı nedeniyle hekime başvuran kadınların %25 ila %40'ini Endometriozis oluşturmaktadır.Yanı infertilite vakalarının yarıya yakınında endometriozis görülmektedir).
Endometriozis karın içi yapışıklıklarına veya tüplerin tıkanmasına yol açarak kısırlığa neden olur.Ayrıca yumurtlamayı bozar veya rahim içini de bozarak gebeliği önleyebilir. kronik bir hastalıktır ve bu 2009 kadınlar çok şiddetli ve ağrılı adet görürler. Endometriozis bazen Endometrioma (çikolata kisti) dediğimiz yumurtalık kistlerine yol açarak gerek yumurta rezervinin azalmasına, gerekse yumurta kalitesinin bozulmasına yol açar. Laparoskopik cerrahi ile yapılan endometriozis ameliyatlarından sonra 6-8 ay hastanın kendiliğinden hamile kalması için şans verilir.Eğer yine de hamilelik oluşmaz ise yumurtlama tedavisi veya tüp bebek tedavisi uygulanır.
• Yumurtalık Rezervin Azalması
Kadın yaşının ilerlemesiyle orantılı olarak yumurtalık rezervi azalır, yumurtanın kalitesi ve döllenme kapasitesi düşer. En üretken yaş dönemi 18-25 yaş arasıdır (60-80) Yaşla birlikte bu oran gittikçe düşer ve 38 yaşından sonra iyice azalmaya başlar(%25-35).43 yaşından sonra bu oran %3-7 arasıdadır. Bu nedenle evlilikten sonraki 1-1,5 yıl sonra hamile kalamayan kadınların bir hekime müracaat etmeleri ve gerekli tetkik ve tedavileri yaptırmaları tavsiye edilmektedir. Kısırlık tanı ve tedavisini ne kadar geciktirirseniz, hamilelik oranı da o kadar düşük olacaktır.
Ultrason ile yumurtalık sayısı ölçülmeli,kan testlerinde AMH, FSH ve LH ölçümleri yapılmalıdır.
AMH değeri: 1ng/ml ve üzeri
FSH değeri:8-10 IU/L ve altında olmalıdır.
Tedavi Seçenekleri ve Tüp Bebek-IVF
• Tedavi Seçenekleri
Kadin infertilitesinin tedavisi her hastanın durumuna ve infertilite sebebine yönelik olmalıdır. Her hastaya aynı tedavi uygulanmaz. Bazı hastalarda basit bir enfeksiyon tedavisinden sonra hamilelik gelişbilir,ve bazen de hastanın 6-8 kg zayıflamasından sonra kendiliğinden hamile kalabileceği göz önünde tutulmalıdır.
Kadın infertilitesinde tedavi seçenekleri şunlardır:
Yumurtlama İlaçları: Kadın infertilitesinin tedavisinde yumurtlama bozukluklarını ve hormonal dengesizlikleri düzeltmek amacıyla bir çok ilaç kullanılabilir.
Her ay adet kanamasının 3-5 günü yumurtlama hapları veya yumurtlamayı sağlayan iğneler ile tedaviye başlanır. Tedavi süresince hastalar 3-4 günde bir kontrol muayenesine gelir ve bu muayenede yumurtaların iyi gelişip gelişmediği değerlendirilir. Eğer yumurtalık iyi cevap vermez ise ve yeterli yumurta gelişmemişse kullanılan ilaçların dozu arttırılarak bir sonraki kontrolde yumurtalıklar tekrar değerlendirilir.Yumurta çapı 18-19 mm ve üzeride ise yumurtayı çatlatmak için başka bir hormon iğnesi verilir.
Cerrahi Tedavi yaklaşımları:
• Eğer hastada 5-6 cm den büyük bir yumurtalık kisti veya Çikolata kisti varsa laparoskopi ile bu kistler çıkartılır.Yumurtalık normal olarak çalışmaya başlar ve kendiliğinden yumurtlama olur.Hamilelik şansı
yükselir.
• Laparoskopi ameliyatlarında hekimin deneyimi ve becerisi çok önemlidir.Ameliyat esnasında kistin kapsülü yumurtalık dokusundan iyice ve tamamen sıyrılarak çıkartılmalı ve özellikle Çikolota kistlerinde kist kapsülüne ait parçalar kalırsa çikolata kisti kısa süre sonra yeniden tekrarlayacaktır. Ayrıca ameliyat esnasında çok hassas davranılmalı ve yumurtalık dokusuna zarar verilmemelidir.Eğer çok travmatik ve kaba bir cerrahi uygulanırsa yumurtalık dokusu çok hasar görür ve belli bir süre sonra yumurtalık rezervi azalır, daha sonra erken menopoz durumu gelişebilir.
• HSG de tüplerde tıkanıklık,yapışıklık şüphesi veya Hidroslpinks görülmüş ise ;tüplerdeki tıkanıklıklar ve yapışıklıklar laparoskopi yoluyla açılarak tüplerin normal çalışması sağlanarak hamile kalması denenir.bu ameliyattan sonraki 8-10 ay içerisinde hamilelik oluşmaz ise Tüp bebek tedavisi düşünülebilir.
Tüp Bebek uygulaması:
• Tüp bebek tedavisi, gerek erkek infertilitesi ve gerekse kadin infertilitesinde son aşama olarak uygulanan bir tedavi yöntemdir. Bu tedaviye başlamadan önce, çok kapsamlı bir şekilde Kadın muayenesi ve tetkikleri yapılarak kısırlık sebebi belirlenir. Gerekli tüm tıbbi ve cerrahi yöntemler uygulandığı halde gebelik oluşmamış ise Tüp bebek tedavisine karar verilir.
Öncelikle Ultrason muayenesi ve Hormon testleri sonuçlarına göre Over rezervi (Yumurtalık Kapasitesi) değerlendirildikten sonra hastanın durumuna ve over rezervine göre yumurtlama tedavisi planlanır. Eğer yumurtalık rezervi iyi ise yumurtlama hormonu dozu yeterli düzeyde verilmelidir. Yumurtalık rezervi düşük olan hastalarda doz yüksek olmalıdır.
Adet kanamasının 2-3 günü tedaviye başlanır.Her 4-5 günde bir kontrol muayenesi yapılarak yumurta gelişimi ve sayısı takip edilir. Yumurta çapları en az 18-19 mm olunca yumurtaları olgunlaştıran başka bir hormon iğnesi verilir. Bu iğneden 35-37 saat sonra olgunlaşan yumurtalar anestezi altında, vajinal yol ile toplanırlar.
Toplanan bu yumurtalar hemen Tüp bebek Laboratuarına verilir.Laboratuarda toplanan yumurtalar kan ve hücre artıklarından temizlenir ve daha sonra da Mikro injeksiyon yöntemi ile döllendirme işlemi yapılır ve İnkübatör denen ortamda gelişmesi sağlanır.
Döllenmiş olan ve sağlıklı olduğu düşünülen embriyoların kaplarına yeni medium denen besleyici sıvılar katılır. Günlük kontroller yapılarak embriyolar 4-5 nci güne kadar laboratuvar ortamında geliştirilir ve sağlıklı olan embriyolar dondurularak yıllarca İnkübatörlerde saklanır. Hasata ne zaman isterse kliniğe müracaat ederek, Embryo transfer işlemini yaptırabilir.bu transferden sonra arta kalan fazla embriyolar tekrar dondurularak yıllar sonra tekrar transfer yaptırılabilir.
Gelişen modern bilim, hormon bilgisi ve tibbi teknoloji sayesinde Tüp bebek uygulamasında başarı oranları çok yüksek seviyelere ulaşmıştır. Ancak bu gelişmelere rağmen bir gurup infertilite vakasında her türlü tedavi uygulamasına rağmen gebelik oluşturmak çok zor se olmaktadır.




