top of page

Prolapsus utérin et vaginal

Professeur Kadir Savan, spécialiste en obstétrique, gynécologie et fécondation in vitro, chirurgie gynécologique oncologique.

prolapsus utérin

Symptômes

Étapes

Méthodes de diagnostic

Traitement

Rahim ve Vajina Sarkması (Uterus Prolapsus)

• Rahim, Pelvis boşluğunda (Alt karın) bulunan kaslar ve destek dokular tarafından desteklenir ve bu destek dokular rahimi normal yerinde tutar ve aşağı sarkmasını önler. Bu destek dokular bir hamak gibi rahimi karın içinde asılı halde tutar. Bu destek dokular zayıflarsa veya kollajen dokusu yetersiz olursa rahimi destekleyemez ve normal yerinde tutamaz. Bunun sonucu rahim sarkması (UTERUS PROLAPSUS) meydana gelir. Rahim sarkması zamanla ilerler ve vajinaya doğru sarkmaya başlar. Hatta ileri evre rahim sarkmalarında tamamen vajinadan dışarı çıkar. Özellikle zor doğumlarda, uzun süren doğum eylemleri veya kişinin doğuştan bağ dokusu ve kolajen yetersizliğine bağlı olarak pelvis destek dokuları zayıflar veya bu dokularda yırtılmalar olur. Bunun sonucunda da pelvisin iç kısmını örten kas ve bağ dokusundan oluşan pelvik taban bozulur ve organlar vajina boşluğuna ya da ötesine sarkmaya başlar.

Rahim sarkması için risk faktörleri;

• Zor Doğum yapmış olmak; Forseps veya Vakumla doğum yapmak.
• Hamilelik; özellikle ikiz veya üçüz gibi doğumlar.
• Doğum eyleminin uzun sürmesi.
• Kilolu bebek doğurma öyküsü.
• Çok sayıda doğum yapmak özellikle 2 veya daha fazla doğum yapanlar.

• Kolajen ve bağ dokuların yetersizliği.
• Kronik bronşit, astım ve obezite hastalıkları
• Normal yaşlanma ve menopoz .

• Hafif rahim sarkmaları tedavi gerektirmez ancak sarkma kronik olarak rahatsız edici hale gelirse tedavi uygulanması gerekir. Rahim sarkması, pelvik organ sarkması terimi altında sınıflandırılan çok sayıda durumdan biridir.

• Rahim sarkması var olan idrar kaçırma problemini maskeleyebilir ya da rahim sarkması ile idrar kaçırma birlikte olabilir.
 

Rahim Sarkması Evreleri;
• Rahimin vajina içerisinde aşağı sarkma aşamalarına göre evreleme/derecelendirme yapılır. 
• Rahim sarkmasının dışında mesane ya da bağırsak gibi diğer pelvik organlar da vajinaya sarkabilir.
     • 1. Evre: Rahim, vajinanın üst yarısındadır.
     • 2. Evre: Rahim, vajinanın dış açıklığına kadar sarkmıştır.
     • 3. Evre: Rahim, vajinadan 2-3 cm dışarı çıkmıştır.
     • 4.Evre: Rahim, tamamen vajinanın dışına çıkmıştır.

• Rahim sarkmasının evresi ilerledikçe hastanın şikayetleri de artar. Başlangıçta bel ve karın ağrısı ile birlikte İdrar kaçırma şikayetleri olabilir. Ancak sarkma ilerledikçe rahim ile birlikte idrar torbası ve bağırsaklar da aşağı sarkar. Bunun sonucu hasta idrarını yapmakta zorlanabilir veya hastada kabızlık şikayetleri de ortaya çıkabilir.
 

Rahim Sarkması Belirtileri:
• Rahim sarkması görülen birçok kişinin semptomu olmasa da bazı kişilerde şu semptomlar görülebilir:
     • Vajina bölgesinde şişkinlik ve baskı hissi.
     • Vajinada ele gelen kitle ve çıkıntı.
     • Bel ve karın ağrısı; özellikle fazla ayakta dururken veya ağır iş yaparken.
     • İdrar kaçırma ; ilk başlangıçta idrar kaçırırlar daha sonra sarkma ilerledikçe idrarını yapamazlar.
     • İdrarlarını tam olarak boşaltamazlar, sık sık idrara çıkma hissi vardır.
     • Karnın alt kısmında veya pelviste ağrı ya da baskı hissi.
     • Kabızlık, dışkılama problemleri olur.

Diagnostic du prolapsus utérin et vaginal

Le diagnostic du prolapsus utérin est très simple. Le diagnostic et la stadification peuvent généralement être établis facilement lors d'un examen gynécologique. Dans les cas graves de prolapsus, une IRM est utilisée pour rechercher d'éventuelles anomalies rénales. Dans certains cas, les reins augmentent de volume, voire d'insuffisance rénale.

Traitement du prolapsus utérin et vaginal

Les exercices de Kegel et les exercices de renforcement des muscles et des tissus de soutien du périnée et du vagin sont recommandés aux patientes en début de grossesse, en particulier aux jeunes femmes. Les patientes ménopausées peuvent bénéficier d'un traitement œstrogénique substitutif (TSS).
La physiothérapie peut également être efficace chez certaines patientes aux premiers stades du prolapsus utérin. La rééducation des muscles du plancher pelvien, associée à la mise en place d'un pessaire vaginal, peut également être bénéfique.
Dans les cas modérés à graves, une intervention chirurgicale pour le prolapsus utérin doit être réalisée avec une réparation complète et conservatrice de l’utérus.
En cas de prolapsus utérin à un stade avancé, si la patiente est jeune et désire avoir des enfants, des interventions chirurgicales de suspension de l’utérus et de la vessie sont réalisées tout en préservant l’utérus.
Si la patiente ne souhaite pas d'enfants, une intervention chirurgicale est pratiquée pour retirer l'utérus et remonter le vagin et la vessie. Si la suspension utérine n'est pas réalisée correctement, un nouveau prolapsus de l'utérus, de la vessie ou du vagin peut survenir dans un délai d'un à deux ans. Une deuxième ou une troisième intervention est très difficile pour les patientes ayant subi des interventions antérieures infructueuses, et le taux de réussite est très faible chez ces patientes. Par conséquent, une première intervention chirurgicale pour un prolapsus de l'utérus et de la vessie est cruciale.

En conclusion;

Les patientes souffrant d’un prolapsus utérin et vésical doivent consulter un gynécologue spécialisé en urégynécologie dès que possible, et l’option de traitement nécessaire et appropriée doit être appliquée à un stade précoce.

La progression du prolapsus réduit les chances de succès du traitement.

Chez les personnes ayant déjà subi une chirurgie du prolapsus infructueuse, une deuxième ou une troisième intervention chirurgicale est plus difficile et a des taux de réussite plus faibles.

Professeur Kadir Savan, spécialiste en obstétrique, gynécologie et fécondation in vitro, chirurgie gynécologique oncologique.

Réseaux sociaux

  • Instagram
  • Facebook

Haksever Sokak Paşa Business Center No: 2 Appartement: 8 Bakırköy, Istanbul

0212 543 18 79

0541 637 70 74

  • Instagram
  • Facebook

© 2035 par Prof. Dr. Kadir Savan

bottom of page