
Prolapsus utérin et vaginal

prolapsus utérin
Symptômes
Étapes
Méthodes de diagnostic
Perimenopoz ve Menopoz Nedir?
• Kadınlar her ay düzenli olarak(4-7 gün süren) 25 ile 35 günde bir adet görürler.Bu adetler düzenli olarak 45-50 yaşlarına kadar devam eder. Bu yaşlardan itibaren adetler düzensizleşmeye başlar ve daha sonra tamamen kesilir ve hiç adet görmezler.
Menopoz, düzenli adet gören kadınlarda adetlerin kalıcı olarak bitmesidir ve bu kadınlar artık ürem fonksiyonlarını tamamen kaybederler.
• Menopoz kadın yaşamının normal ve fizyolojik bir döneminde kadının yeni bir yaşam sürecine geçtiği bir yaşam evresidir. Bu dönemde menopozdaki kadınlarda birçok fizyolojik değişiklikler olur. Yaşam tarzları, davranışları, uyku düzenleri ve bir çok bedensel değişiklikler ortaya çıkar.
Bir kadının Menopoza girdiğini söylemek için, Kadının en son gördüğü adetinin üzerinden en az 1 yıl sürenin geçmiş olması gerekmektedir. Bu dönemde, yumurtalıklar östrojen ve progesteron hormonlarını yeterli düzeylerde salgılayamaz. Bu nedenle, özellikle östrojen eksikliğine bağlı olara bir çok sağlık sorunu ve davranış değişiklikleri ortaya çıkar. Ancak kadınlar hemen bir anda menopoza girmezler. 1ile 5 yıl süren bir geçiş döneminden sonra menopoza girerler (Perimenopoz).
• Perimenopoz Nedir?
Kadının menopoza girdiği son adet kanamasından önceki 1 ile 5 yıl süren ve adet düzensizlikleri ,ateş basmaları ve özellikle yüz ve boyun bölgesinde kızarıklıklarla ortaya çıkan bir dönemdir. Menopoz denebilmesi için en son gördüğünüz adetin üzerinden en az 1 yıl geçmiş olmalıdır. Menopozdan sonra yumurtalıklarınız östrojen ve progesteron hormonlarını çok düşük seviyeler üretir. Bu düşük hormon seviyeleri, belirli sağlık sorunları için riskinizi artırabilir. Perimenopoz özellikle 40'lı yaşlarda başlar.
40'lı yaşlaradaki bir kadında Düzensiz adetler menopozun ilk belirtisi olabilir.
Perimenopoz döneminde, bazı kadınlarda nadir de olsa hala yumurtlama olabilir. Onun için nadiren
perimenopoz döneminde gebe kalabilme ihtimali vardır. Eğer hamile kalmak istemez iseniz,6-8 ay
doğum kontrol hapları kullanabilirsiniz. Ancak, meme muayenesi ve diğer risk durumları ekarte
edilmelidir. 40'lı yaşlaradaki bir kadında düzensiz adetler menopozun ilk belirtisi olabilir.
Perimenopoz döneminde;
• Adetler eskisinden daha yoğun veya daha hafif kanamalı olabilir, bazen bir ay içerisinde iki
kez adet görbilirler.
• Sıcak basması ve uyku problemleri olabilir.
• Ruh halleri değişebilir veya sinirli olabilirler, bazen de ağlama eğilimi gösterebilirler.
Birçok kadında, bu geçiş sırasında sıcak basmaları ve diğer menopoz belirtileri çok rahatsız edici
boyutlara çıkabilir.
Menopoza Belirtileri;
• Bu dönemde Östrojen eksikliği çok belirgin olur. Bu nedenle bir çok semptom ve belirtiler ortaya
çıkar. Özellikle Sıcaklık ve ateş basması, uyku bozuklukları ve davranış değişiklikleri gibi semptomlar çok belirgin olarak görülürler. Menopozdaki kadınlar, çok çabuk sinirlenirler, çevresindeki kişilerle çok
çabuk tartışırlar, bazen de ağlama eğilimi gösterirler. Düşük hormon seviyeleri cinsel isteğinizi
azaltabilir.
• Sıcak basması, özellikle vücudun üst kısmında ani bir sıcaklı hissi şeklinde hissedilir.. Hastanın Yüzü ve
boynun bölgesi kızarabilir. Göğsünüzde, sırtınızda ve kollarınızda kırmızı lekeler görülebilir. Bazen
Sıcak basmalarından sonra soğuk titremeler görülebilir.
• Menopoz belirtileri genellikle ilk başlangıçta çok hafif olabilir ve daha sonra şiddetlenebilir. Bazı
kadınlar kendilerinde bazı değişikliklerin olduğunu fark ederler. Özellikle Ruh hallerinde ve
davranışlarında ve bazen de kişiliklerinde değişiklikler olduğunu hissederler.
Menopozdaki bir kadında, diğer sistemlerde de bazı değişiklikler ortaya çıkar.
• Kemiklerde erime ve zayıflamalar olur. Bu hastalarda kemik kırılması riski çok yüksektir.
• Kalp ve damar hastalığı riski artar. Emboli ve İnme riski menopozdaki kadınlarda daha
yüksektir.
• Östrojen eksikliğine bağlı olarak, Vajina ve idrar torbası dokularında zayıflamalar olur. Vajina
atrofisine bağlı olarak vajina kuruluğu, ilişki esnasında vajinada yanma ve sıyrıklar sık
görülür bu nedenle cinsel yaşam problemleri ortaya çıkar.
• İdrar torbasının zayıflamasına bağlı olarak, sık sık idrara çıkma ve bazen de idrar kaçırma
şikayetleri görülmektedir.
Erken menopoz için risk faktörleri;
• Hiç doğum yapmayan ve sigara içen kadınlar, 2-4 yıl daha erken menopoza girerler.
• Ailesel genetik faktörler de erken menopoza yol açabilir.
• Bazı sağlık sorunları, özellikle hormon bozukluğu ve metabolizma hastalıkları da erken
menopoza neden olabilir.
• Daha önce geçirilmiş yumurtalık ameliyatları da erken menopoza yol açabilir.
• Kemoterapi ve Radyoterapi uygulanan kadınlarda menopoz erken gelişir.
Menopoz sonrası, lekelenme tarzında bile olsa, vajinal kanamaların olması normal değildir.
Menopozdan sonra herhangi bir vajinal kanama varsa, hemen bir doktora görünmelisiniz.
Menopoz sonrası vajinal kanamalar, rahim kanserlerinin bir belirtisi olabilir. Lütfen ihmal etmeyiniz.
Diagnostic du prolapsus utérin et vaginal
Le diagnostic du prolapsus utérin est très simple. Le diagnostic et la stadification peuvent généralement être établis facilement lors d'un examen gynécologique. Dans les cas graves de prolapsus, une IRM est utilisée pour rechercher d'éventuelles anomalies rénales. Dans certains cas, les reins augmentent de volume, voire d'insuffisance rénale.

Traitement du prolapsus utérin et vaginal
• Les exercices de Kegel et les exercices de renforcement des muscles et des tissus de soutien du périnée et du vagin sont recommandés aux patientes en début de grossesse, en particulier aux jeunes femmes. Les patientes ménopausées peuvent bénéficier d'un traitement œstrogénique substitutif (TSS).
• La physiothérapie peut également être efficace chez certaines patientes aux premiers stades du prolapsus utérin. La rééducation des muscles du plancher pelvien, associée à la mise en place d'un pessaire vaginal, peut également être bénéfique.
• Dans les cas modérés à graves, une intervention chirurgicale pour le prolapsus utérin doit être réalisée avec une réparation complète et conservatrice de l’utérus.
• En cas de prolapsus utérin à un stade avancé, si la patiente est jeune et désire avoir des enfants, des interventions chirurgicales de suspension de l’utérus et de la vessie sont réalisées tout en préservant l’utérus.
Si la patiente ne souhaite pas d'enfants, une intervention chirurgicale est pratiquée pour retirer l'utérus et remonter le vagin et la vessie. Si la suspension utérine n'est pas réalisée correctement, un nouveau prolapsus de l'utérus, de la vessie ou du vagin peut survenir dans un délai d'un à deux ans. Une deuxième ou une troisième intervention est très difficile pour les patientes ayant subi des interventions antérieures infructueuses, et le taux de réussite est très faible chez ces patientes. Par conséquent, une première intervention chirurgicale pour un prolapsus de l'utérus et de la vessie est cruciale.
En conclusion;
• Les patientes souffrant d’un prolapsus utérin et vésical doivent consulter un gynécologue spécialisé en urégynécologie dès que possible, et l’option de traitement nécessaire et appropriée doit être appliquée à un stade précoce.
La progression du prolapsus réduit les chances de succès du traitement.
Chez les personnes ayant déjà subi une chirurgie du prolapsus infructueuse, une deuxième ou une troisième intervention chirurgicale est plus difficile et a des taux de réussite plus faibles.



